AdNaNe's profileAdNaNePhotosBlogListsMore Tools Help

Blog


    December 22

    .

    YAKINDA...
    December 04

    Senı Sana Yazıyorum

    Güneşin başka İklimleri aydınlatmaya,başka gönülleri ısıtmaya gittiği

    şu saatlerde, Kağıdı, Kalemi elime alıp, seninle dertleşmek, yalnızca sana yazmak

    ve yalnızca seni özlemek geçiyor içimden. Sana Yazmak.``Sana Seni yazmak``.

    Seni ve yüreğimde anlam bulan duyguları.Sana ait yüreğimin derinliklerinden

    kopup gelen artçı şokları anlatmak, ve Toprağı alnından öperken yağmur taneleri,

    tüm benliğimle sana yağmak istiyorum...

    Bu gece dudaklarımdan dökülen her kelimede sen varsın ve yine sen varsın,

    yarım kalan sevdamın eksik taraflarında.Bomboş ve sessiz kaldırımlarda yürürken

    seni haykırıyorum sensizliğin inadına. Bu sensizlik gecesinde sevdamın en ücra

    köşelerine seni yazıyorum...

    Bu gece yağmur yağıyor. Yağmur yağıyor gönlümün sensizlikle yanan her yerine.

    Yağsın, yağsın ki saklasın sensizlikle döktüğüm gözyaşlarımı. Ve yine saklasın

    sensiz geçen bomboş hayatı.

    İşte Haykırıyorum sensizliğe alışamamış sine-i püryanıma, içten seni yazıyorum.

    Bu gece gene yağmur yağıyor. Sen yoksun oysa biliyorum ve üşüyorum sensiz

    kaldığım saatlerde. Gözyaşlarımı efkarlarıma kattım bu gece. Sevdamı, umudumu

    ve seni kızgın bir sel gibi kalbime akıttım...

    Bu gece yağmurla birlikte gözyaşlarım yağıyor ve ismini yazıyor sensizliğin acısı ile

    kıvranan kaldırımlara. Süzülen her damlada sen vardın ve yine sen vardın gecenin

    en karanlık anında. O, doya doya bakamadığım gözlerin, gözlerimin içine bir kez daha

    değseydi ve tebessümünden bir gül açsaydı yanaklarında, yetmez miydi?

    Bir bakışın bir ömre değmez miydi?

    İsmini kazıdığım kaldırımlara, Sanki sen yağıyorsun yağmurla birlikte ve sevgin

    yağıyor yüreğime, yalnız ve bomboş odamda sen varsın hala.

    Hala sensizliğim duruyor yanıbaşımda...

    Bu gece gözyaşlarım yağıyor sensizliğimle birlikte kaldırımlara. Seni arıyorum,

    erimekteyim. Karanlık geceye inat Ay bu akşam Gökyüzünde.

    Ve gözkyüzü, Yüreğimde...

    November 28

    BİTİREMEDİM SENİ

    Yüreğimde yangınlar içimde sancılar bitiriyorum

    seni deli sevdam .Sevmeyi öğretemedi

    bu yürek sana anlatamadı

    sevginin kutsallığını inceliğini günlerdir

    sevgine hasret olan bu kalp duymamadı sevgi sözlerini .

    Yalanlarla geçmiş bir yaşamın arasına belkide

    benim kadar seven benim kadar bir gerçek yaramadı ona .

    Belkide hep sahtelere alışmıştır bilemez ki sevmelerin

    ne kadar derin ne kadar acı ve ne kadar yürek yakabileceğini.

    Bilirmi ki sesini duymadan uyuyamanın ne kadar

    zor olduğunu ya da bilebilir mi onu görmeden yaşamanın

    ne kadar zor olduğunu.Gecelerdir ufak bir değişim gecelerdir

    bir sevda yangını arar dururum .Gözyaşlarım hançer gibi

    yürek dağlar belkide ama o görmez .O yaşam kavgasının içinde

    o kadar boğulmuş ki, yada onun arkasına o kadar sığınmış ki ...

    Sevda yürekte yaşanır hissetmeli anlamalı yaşabilmeli sevdaları.

    Belkide zor olandır uzaktan sevmek sevmeleri öğrenebilmek .

    Bu küçücük hayata bu küçücük yaşama bu kadar derin

    bu kadar anlamlı duygular yüklememeli belkide .

    Yine gecenin kör bir saati yine zindan düşünceler

     yine aynı keskin bıçak o kalbin tam ortasında açılan derin yara .

    Hatta belkide kalbi yerinden söküp atan demeli ,

    ayrılığın verdiği o kötü isli pis acı ....

    Aklın artık fonksiyonlarını kaybettiği duyguların hüküm sürdüğü kara delik yine ...

    Yine keşkeler yine ahlar oysa herzaman her başlangıçta keşkeler

    olmayacak bu seferlerle başlayan sahte ilişki...

    Sevdanın sevda boyutuna ulaşamayan yine o amansız kör tuzak .

    Ah be deli kalbim ah be yangın yüreğim neden

    kaçamadın yine neden bu kadar deli tutuldun .

    Oysa yemin etmiştin bir daha yok diye .

    Oysa söz vermiştin kendine acı istemiyorum diye neden deli yüreğim neden yine bu kadar sevdin...

    Şimdi ağlamak yok artık sen sana yakışanı sana ait olanı almalı

    ve gitmelisin sevgini içine gömmeli ve bitirmelisin .

    Kendin bitmeden bu aşkı bitirmelisin .

    Bitiriyorum seni lavinia içimdeki parçalanmışlıkları yine anlatamadan yine derin bir özlem ve yangınla bitiriyorum seni Lavinia.....

     

     

     

     

     

    SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUM

    Binmediğim hiç bir otobüs
    Beklemediğim hiç bir durak kalmadı bu şehirde
    Gittikçe azalıyor hayat
    Neyi erken yaşadıysam
    Hep ona geç kalıyorum
    Sana göçüyorum her sonbahar
    Yolların çıkmıyor aşkıma
    Unuttuğun yağmurların adı saklımda
    Seni içimden terk ediyorum

    Susmaktan yoruldum
    Kuşlar ve şarkılar,
    bu şehri terk edeli
    Efkar demliyorum gözlerimde
    yaşlarımı,
    yanağıma varmadan öldürüyorum
    Tam sancağımdan yaralıyorum kendimi
    Alnını yüreğime dayadığın güne bakıp
    SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUM

    Ne unutacak kadar nefret ettin
    Ne hatırlayacak kadar sevdin
    Yıkık bir duvar kadar bile
    Pişman değilsin biliyorum
    Beni hep bulmamak için aradın
    Yanıldığımdın
    Yangınımdın
    Yangındın

    Sensizliğe yenilmek
    Sana yenilmekten zor olsada
    Ardımda bir sürü "belki"ler bırakarak
    Seni içimden terk ediyorum

    Şimdi
    İçimde öldürecek bir anı bile bulamayan
    İki yarım kaldık
    Tamamlayamadık bizi
    Elinden tutamadık yanlızlığımın
    Saçlarımıda uzaklarına gömdün

    İçimin mavisi senin okyanusundandı
    Al! geri veriyorum.
    Kilitleri hep yanlış kapılara vurdun
    Devrilmiş vagonlara dönerken gözlerim
    Sana bensizliği terkediyorum

    "Yarime uzanmayan bütün dallar kırık" demiştin
    Aşk içinde doğmuşsa nereye kaçabilirdi?

    Ne tuaf değil mi?
    İçimi acıtanda sendin
    Acımı dindirecek olanda.
    "Ya öldür beni"dedim
    Ya da ğit benden.
    İçi bulanık bir sevdanın ucunda
    Seni kaybettim.
    Aldırmadın aldırmalarıma
    Bir gecede yakıp yarini
    Şafaklara sattın ihanetini
    Küllerime basanlar bile utandı yaptığından
    İşte soluk bir ömrün son nefesi
    Benden
    İçimden
    Terkediyorum

    November 20

    BeBeGiMmMmM

    Güzel gözlerin yaşlar dolmasın
    Ne zaman istersen çağır geleyim
    Rüyamda dünyamda birtek sen varsın
    Sevgilim herşeyim nazlı bebeğim
    
    Akar yüreğimden duygular sel sel
    Senin bir gülüşün dünyaya bedel
    Saçına taktığın çiçekten güzel
    Sevgilim herşeyim nazlı bebeğim
    
    Bebeğim,bebeğim,nazlı bebeğim
    Özlemle yaşarken nasıl güleyim
    Anla halimden büyük aşkımı
    Sevgilim herşeyim nazlı bebeğim
    
    Kimi gün en küçük şakaya kızgın
    Kimi gün delice çılgınca vurgun
    Sen yoksun şu gölüm herşeye dargın
    Sevgilim herşeyim nazlı bebeğim

    GEL GÖR

    Gel gör bu halimin sebebi sensin
    Gel tut ellerimi hasretin dinsin
    Bak kalbim pas tuttu sensiz 
    Sen yoksun kaldım sahipsiz
    Gözlerime uyku girmez yalvarırım dön sevgilim
    Denedim denedim olmaz bu can sensiz yaşamaz
    Bu yıllar sensiz geçermi sandın
    Bu canım sensiz yaşarmı sandın
    Kanıyor hep yaralarım gözümde hatıralıarın
    Çarem yoktu senden başka söyle sensiz ne yaparım
    

    AKLI YOK

    Gönlüm bir sevdanın peşine düşmüş
    Aklı yok fikri yok deli misali
    Benliğimse hayat seline düşmüş
    Hep böyle yıllardır ömrümün hali
    
    Mutluluk güneşi kararıvermiş
    Baktımda ömrümün hazanı gelmiş
    Bir varmış bir yokmuş oldum sonumda
    
    Bir yanda sevdalar bir yanda hayat
    Uyuyabilirsen uykuna yat
    Bilmemki kimde suç kimde kabahat
    O yana bu yana gitmekten bıktım

    Ağlanmaz Mı?

    Bir haberin bile gelmiyor artık
    Gelemedim senin senin gittiğin yere
    Ne küstük seninle nede darıldık
    Ağlanmaz mı sensiz geçen günlere
    
    Toz pembeydi dünyam karardı birden
    Ayrılık getirdi rüzgar bir yerden
    Şimdi gözyaşımın farkı yok selden
    Ağlanmaz mı sensiz geçen günlere
    
    Fedadır uğruna çektiğim çile
    Gözyaşım aşkına az gelir bile
    Bu dünyada değil değil mahşerde bile
    Ağlanmaz mı sensiz geçen günlere

    YaŞıYoRUm Mu SaNDııN

    YAŞAMANIN KURALI NEFES ALMAKSA EĞER
    IZDIRAP DOLU CANIM DEMEKKİ YAŞIYORMUŞ
    NEŞLEYİ BİLMEYEN BEN AŞKI TATMAYAN KALBİM
    HERŞEYDEN HABERSİZCE DEMEKKİ YAŞIYORMUŞ
    YAŞAMAK BUYSA TANRIM KİMBİLİR ÖLMEK NASIL
    BUNCA AZABA ÖMRÜM NASIL KATLANIR NASIL

    HEP BİRŞEYLER BEKLEDİM DOĞACAK GÜNEŞLERDEN
    OYSA YAŞANAN HER GÜN DÜNÜ ARATMIYORMUŞ
    BEDENİM MUTLULUĞU YAŞAYAN CANA HASRET
    BEN BÖYLE YAŞAMAYA YAŞAMAK DEMEM ELBET
    November 09

    GeL BaNa DoĞRu

    Gel bana dogru derdimi bilsen
    kalbime girsen ah gelebilsen
    Gun gibi dogsan arasan bulsan
    Sen benim olsan Ah benim olsan
    Gel bana dogru gonlume soldun
    Sevinci buldun hayra yordun
    Bir ruya sanki gercegi varki
    Cana can geldi dertleri kovdun

    Sevmeden sevilmeden bu hayat yasanmaz ki
    Kalplerdeki heyecan sebebsiz baslamaz ki
    Sen olmazsan yanimda avutamam kendimi
    Dort kitaba nakil olsam anlatamam derdimi

    Cekerim derdin dag gibi olsa
    Yanarim sevgin atesten olsa
    Kederin ahin hep beni bulsa
    Raziyim oylece gel bana dogru

    Gel bana dogru kalbimi kirma
    gonlumu yorma hasretim olma
    sen bana yar ol omrume nur ol
    cennete yol ol ellerin olma
    gel bana dogru hasretim hasret
    anlarsin elbet umidim sabret
    gokyuzu indi yeryuzu kalkti
    askima bakti agladi hayret

    November 04

    GöNüL NiKaHı

    Her derdi zevk olmuş ağlayanlar var
    Dünyanın kavgası susmayanlar var
    Hasret içimizde yanar kor olur
    Şu bozuk düzeni kurmayanlar var

    Sevmeyenin zulmüne sevenin ahı
    Sorulmaz mahşerde aşkın günahı
    Bizim için değil ayrı yaşamak
    Bağlamış ikimizi gönül nikahı

    Ne gönül uslanır ne bu dert biter
    Yeter artık felek çektiğim yeter
    Bir ömür harcadım yari bulmaya
    Ayrılık hasreti ölümden beter

    Aşka söylenecek hangi söz kaldı
    Bu kaçıncı feryat sabrım kalmadı
    Doğuştan anlıma yazılan dertsin
    Sevmesem katlanmak azap olurdu

    Sevmeyenin zulmüne sevenin ahı
    Sorulmaz mahşerde aşkın günahı
    Bizim için değil ayrı yaşamak
    Bağlamış ikimizi gönül nikahı
    May 12

    SonunDa BitTi İsTeDiğiN GiBi OlDu

     

    Sonunda bitti galiba
    Görüyorum
    İçimde can çekişlerini
    Duyuyorum
    Sözlerin çok acıtıyor
    Ölüyorum
    Keşke baştan söyleseydin
    Gidiyorum
    Nasılsa koymaz sana
    Biliyorum

    Kalbime gömerim o zaman
    Unutupta silerim o zaman
    Alt tarafı aşk bu da işte
    Vazgeçilmez misin aman…

    Sanane ki ağlıyorsam
    Deli gibi istiyorsam
    Hala seni seviyorsam
    Sanane anlamıyorsan…

    Yalanmış demek herşeyin
    Bilemedim
    Saklamışsın nefretini
    Göremedim
    Olmayınca olmuyor
    Sen sevemedin
    Yazılmış kadere ayrılık
    Silemedim
    Alıştım zor olsa da
    Kabullendim

    Kalbime gömerim o zaman
    Unutupta silerim o zaman
    Alt tarafı aşk bu da işte
    Vazgeçilmez misin aman…

    Sanane ki ağlıyorsam
    Deli gibi istiyorsam
    Hala seni seviyorsam
    Sanane anlamıyorsan…

    May 04

    '''

    MeRHaBa LaViNia

     

    Merhaba Lavinia.. Bu sen misin,

    Yoksa sen mi sandım?

    Şöyle ışığa gel de göreyim,

    Beni dümdüz eden,

    O yalandan da yalan gözlerini..

    Amortiden mi çıktın güzelim?

    Bak yine şapşal ettin beni.

    Oysa ne güzel unutmuştuk

    Ve ne güzel sona ermişti,

    O gerzek pembe dizi!

    Hani, son bölümde sen yamuk yapıp

    gitmiştin.

    Hani,

    Beni acayip refüze etmiştin.

    Ve işte o an gözümde,

    Eskicinin bile almadığı

    Bir eski eşya gibi, bitmiştin!

    Merhaba Lavinia..

    Pişmanlıklar denizinin biletsiz yolcusu.

    Merhaba, artist olma hayallerinin

    İkinci sınıf karakter oyuncusu!.

    Vay anasını sayın seyirciler,

    Vay anasını be.. Vay anasını!

    Bak, şimdi ağlarım ha,

    Tez kapatsın biri,

    Gözlerimin bozuk vanasını!

    Oysa, o zehir kusan sokaklarda

    Beraber ıslanmıştık biz, nice yağmurda.

    Ve hep kendine ayırdığın

    O bencil yüreğin,

    Bir de o gariban köpeğe sızlamıştı.

    Ve ben, ilk defa seni böyle bilmiştim,

    Ve damarlarım ilk defa böyle cızlamıştı!

    Merhaba Lavinia.. Merhaba!

    Yoksulluğun en havalı kızı.

    Merhaba, yanlış ağlara takılmış

    Muhteşem deniz yıldızı!

    Ben sana bakınca, dolardım bulut gibi

    Dolardım da bir türlü yağamazdım.

    Sen bana bakınca,

    Bir ağlamak düğümlenir boğazımda,

    Gurur yapar, ağlamazdım..

    Ne düşkündüm sana be!

    Hani hayvanlar yavrusunu yalarmış,

    Aynen öyle..

    Ne tutkuydu bizimkisi be!

    Hani Ferhat dağları nasıl delermiş,

    Aynen öyle..

    Ve o nasıl gidişti be!

    Hani bir tren gelir de üzerinden geçermiş,

    Aynen öyle..

    Of Lavinia of!..

    Sen benim neler çektiğimi bilsen,

    Bunu bilmekten ölürdün..

    Şu kadarını söyleyeyim:

    Hani taş olsan,

    Yani taş olsan;

    Ortadan ikiye bölünürdün..

    Yoo.. Hayır, ağlamıyorum,

    Galiba cıgaranın dumanı kaçtı gözlerime.

    Gidiyorum arık buralardan bu sokaklar

    Acını kaldıramayacak kadar dar geliyor..

    İçimdeki beni canlandırdın..

    Hani sanki

    Milllet işi-gücü bırakmış,

    Aklını bize takıyordu.

    Merhaba Lavinia.. Merhaba!

    Bütün kazancımı şaraba yatırdım.

    Çünkü seni unutmanın tek yoluydu;

    Ben seni bir tek gün,

    Bir tek gün bile unutmadım!

    Merhaba Lavinia,

    Merhaba üzgün melek.

    Merhaba kadersizim, talihsizim.

    Merhaba titreyen elim, sancıyan belim,

    Ağrıyan dizim, vazgeçilmezim!

    Ve dünya kirlendi,

    Filmler bozuldu

    O masum sevdalar yaşanmıyor artık.

    Sen varsın, ben varım.

    Bir de, acımasız bir dünya var dışarıda..

    Esas film şimdi başlıyor,

    Ve bütün koltuklar bomboş bu sinemada!

    Merhaba Lavinia, merhaba!..

    Birde Beni Btirdin ya Helal Sana Lavinia

    Düşünüyorumda yanlış olan neydi

    Yada başkalarındaki doğru

    Yazık Lavinia Yazık Sana

    Yıllar Harçıyor Seni

    Sen farkında

    Olmasanda...

     

    April 28

    IhLaMuRLaR ÇiÇeK AçSaDa

     
    DöNeMeM  ArTıK  SaNa
     
    Dilimde sabah keyfiyle yeni bir ümit türküsü
    Kar yağmış dağlara , bozulmamış örtüsü
    Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü
    Gözlerimi kamaştırsa da gelemem sana
    Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana
    Ihlamurlar çiçek ama...
    Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden
    Dağlar çivilendikleri yerlerde çürümeden
    Bebekler hayta hayta yürümeden
    Gelemem diyorum ,gelemem artık sana
    Ne olur birsey sorma bana
    Ihlamurlar çiçek ama...
    Beklesen de olur , beklemesen de
    Ben bir gökkuruşum sırmalı kesende
    Gecesi çok süren karlar buzlar ülkesinde
    Hangi ses yürekten çağırırsa seni bana
    Gelemem diyorum ne olur sorma bana
    Ihlamurlar çiçek ama... 
    Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi
    Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi
    Sevda duvarımı aştım, sendeki bu tılsım neydi?
    Başka gezegende de olsan dönüşüm yok artık sana
    Gelemem diyorum ne olur sorma bana
    Ihlamurlar çiçek ama...
    Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden
    Yaralarıma en acı tütünleri saracağım ben
    Çağırsanda çiçeklendiğin yerden
    Gemileri yaksalarda gelemem sana
    On iki ayın 1 gününde dahi olsa gelemem sana
    ıhlamurlar çiçek ama...
    Bak işte notalar karıştı ,ezgiler muhalif
    Hava kurşun gibi ağır, yağmur arsız
    Ey benim yeni alfabemdeki Sen .... 
    Ne güzellik ,ne tad var baharsız
    Güzellikleri yaşamak için de olsa gelemem sana
    Gelemem diyorum artık sorma bana
    Ihlamurlar çiçek açtı ama...
    Ihlamur çiçek açtığı zaman
    Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan
    Kimseye uğramam ben sana uğramadan
    Kavlime sadığım ,artık sana değil 
    Takvim sorup hudut çizdirme bana
    Ben dönmem sana çiçek açsanda
    Bittik artık 
    Ihlamurlar çiçek açsada
    April 22

    '

     
    Bir VeDa HaVaSı
     
    Dinle sevdiğim bu ayrılık saatidir
    Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk
    Ergeç içeceğimiz bir ilaç gibi
    Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk
    Bu saatte gözyaşları, yeminler
    Boş bir tesellidir inandığımız
    Perde kapanıyor, filim bitiyor işte
    O hiç bitmeyecek sandığımız
    Görüyorsun konuşacak bir şeyimiz kalmadı
    Sadece bakışlarımızda hüzün
    İşte ayrılık bu; hiç beklemediğimiz
    O ikiz kardeşi ölümün
    bir daha görüşemeyeceğiz
    Bu son seslenişim  lavinia diye
    Yeni bir hayata başlıyacaksın artık
    Onunla, o yeni sevgilinle.
    Anlıyorum artık o öpecek ellerini
    Kulağına aşkı o fısıldayacak
    İçinde bir pişmanlıktan başka
    Benden eser kalmayacak.
    Şu saniyeden itibaren yollarımız ayrılmalı
    Sakın ağlama ve bir şey söyleme bana
    İnsan ayrılırken bile büyük olmalı
    Ben hep büyük oldum sen ufaltın beni 
    Şimdi git o çok sevdiğin yalan aşklara

    ''

     
    NeYDi O HiçBİrŞeYyYyY
     
    Neydi çekip kendine, beni bağlayan
    Kanatan dudağımı, tenimi dağlayan
    Elleri ta içimde o dev miydi
    Etime bir alev değmişçesine
    Nasıl da yakardı Şeviştiği zaman
    Bir su gibi akıp gitti avuçlarımdan
    Yorgunum Hemde Çok
    şimdi bin yıl sevmişçesine
    Hani o yalnız benim olmayan  Sen, kırmızı
    Gözlerimin önünde açılan sonsuz bahçe
    Hani, o var olmalarımız öpüştükçe
    O delice sürdürmeler yaşantımızı
    Hiç doymamak oysa, tene, kokuya, aşka
    Sarıldıkça güçlenmek, bütünlenmek
    Kudurmuş arzularla zamanı yenmek
    Ve en kuytularda buluşmak korka korka
    Kimi gün utanmak otlardan, çimenlerden
    Kimi gece mıhlamak gölgemizi duvara
    Varmak için o sevgiyle açılmış kollara
    Apansız düşmek yükseklerde bir yerden
    Oydu işte alıştığım, özlediğim şimdi de
    Sevgice bir tutku, aşkımsı bir yakınlık
    Avunmak... Kırık dökük anılarla artık
    Kimbilir? o geceler yaşanmadı belki de
    March 24

    Bu SeVDaYa YaKışMaDı

    sessizce ...

    hala saklı bir yerde o görmediklerin

    hiç bilmediklerin, içimdeki acılar...

    hala kaldı bir yerde o hissetmediklerin,

    hiç sezmediklerin,

    içimdeki aşk...

    geçmişi hatırlatır...

    hatırlatır bu yağmurlar...

    bu yağmurlarda kaybetmiştim seni.

    ve karanlığı hatırlatır...

    hatırlatır bu rüzgarlar...

       bu rüzgarlar alıp gitmişti benden seni.

    ve şimdi sokaklar...

    sokaklar yalnızlığa çıkar...

    yıldızlar gökyüzüne...

    gece olunca bir şeyler çöker yeryüzüne

    soğuk ıssız sessizce

    neden hep pencerede bekleyince daha çabuk gelir sanır o bekleyenler...

    neden o kaldırımlarda yüzlerini göremediğim insanlardan biri sanırım seni

    sen bilmezsin...

    bilmezsin nasıl olur insan

    nasıl olur aysız gece yalnızken...

    üşüdüğünü sanırsın aniden,

    ağladığını duyarsın birinin içinde hıçkırarak sessizce...

    ellerin... ellerin...

    ellerin cennetimdi benim...

    gözbebeklerinde kendimi görmek istedim...

    istedim bir sabah...

    güneş doğarken güneşe gülümsemek,

    güneş batarken başımı omzuna dayayıp, kapamak gözlerimi dünyaya...

    kapkaranlık bir gecede saçların ellerimde,

    ay ışığının ışığı yansırken kirpiklerinden yüzüme...

    sabaha kadar yanında uyumak isterdim bir gece...

    sessizce...

    March 10

    iŞTE bENiM şİİRimMmMmMmMm

                               HANGİ AYRILIK
     
    Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz?
    Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz?
    Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın?
    Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın?

    Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye?
    Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye?
    Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren?
    Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren.
    Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline?
    Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde?
    Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı?
    Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı?
    Hangi cama kafa atsam?
    Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam?
    Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam?
    Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam.
    Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam.
    Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür?
    Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür?
    Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine?
    Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene?
    Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın?
    Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın?
    Hiç sanmam! ...
    Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz! .
    Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz.
    Hangi mübarek dua,
    Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye?
    Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye?
    Olur mu be! . olur mu?
    Bu da benim gibi adama yapılır mı?
    Aşk dediğin mendil mi?
    Buruşturup bir kenara atılır mı?
    VEFA bu kadar basit mi? Alınır mı? Satılır mı?
    Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden?
    Hangi pense kopardı bizi birbirimizden?
    Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini?
    Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini?
    Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı?
    Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti?
    Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti?
    Dağ gibi adamı eze eze! .....
    Hangi anası tipli parlak çömeze,
    Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze?
    Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı?
    Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı?
    Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı?
    Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı?
    Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni?
    Ve! .. Hangi su bağışlatır?
    Hangi musalla temizler seni?
    Bu Nasıl Ayrılık? ...
     
    March 04

    Yüreğime Çokdan Cemre Düşürdüm...

    Dilime Bu Türkü Gönlüme Bu Sevda Düştü Düşheli Yollardayım, Yüreğime Çoktan Cemre Düşürdüm Seni Sevmek İçin Baharı Beklemiyeceğim, Bir Dağ Başı Yanlızlığı Yaşıyorum Yeniden. Dağ Başı Yanlızlıgı Ölümden Beter. Hiç Kimse Aramasa Sormasa Beni, Sen Gelsen Yeter, Huzur Ellerin Güzelligidir. Gözlerin Karşımda Bir Mutluluk Denizi, Her Sabah Soframızda Ekmeğimizi Sen Bölsen Yeter Yüreğim Seninle Yaylalar Kadar Serin Ne Bir Çizgi Hasret Ne Bir Nokta Gam Yayla Dumanı Gibi Gözlerime Sen Dolsan Yeter Bende Çaresizlik Sonsuz Kördügüm Bende Sabır Sende Naz Gündüzden Vazgeçtim Düşümde Biraz Bir Yüzgörümlügü Sen Olsan Yeter Duymasa Hiç Kimse Şair Gönlümün Sende Karar Kıldıgını, Ve İçimin Şerha Şerha Yarıldıgını Sen Bilsen Yeter Birgün Duysan Bittigimi Tükendigimi Çıkıp Gelsen Uzaklardan Korkulu Ürkek Bir İncecik Dal Gibi Üstüme Titreyerek Eğilsen Yeter...

    .

     
    SaNa YaZıYoRuM YiNe.....
     
    Sana seni yazmak istiyorum yine
    Hiç bir şekilde süslemeden üzerini
    İçimden geldiği gibi , katıksız
    Sana LaViNia diyorum da yine  kimseler duymuyor
    Ve yine kimseler bilmiyor sana seni yazdığımı
    Ve yine kimse bilmiyor sessizce sana çoğaldığımı
    Seslenişimi duymuyor kimse
    Yüreğimin tenha odalarında özenle katlıyorum senli umutlarımı
    Yüreğim coşkun akan bir nehrin taş tutmaz yatağı sanki
    Ey yar! Sen bilmesen de ben geliyorum...
    Suskunluğun ötesinde bekleyişimin kelimelerle inatlaşmasıdır sana seslenişim
    Biliyorum ey yar!
    Beni bilmiyorsun...
    Seni biliyorum..
    Yağmur gibisin şimdi, sessizce içine yağıyorsun
    Damlaların önce seni ıslatıyor,bil ki ardından beni
    Yüreğine düşmeden ahın
    Önce gelip beni buluyor
    Bana düşüyor önce
    Sonra benden yol alıp seni buluyor sessiz, sedasız.
    Sen duymuyorsun ...
    Ve ben belki de en çok bunu seviyorum...
    Sen Bilme Ey YaR SeN BiLMe...