AdNaNe's profileAdNaNePhotosBlogListsMore ![]() | Help |
AdNaNeAdNaNe
|
|||||
|
December 04 Senı Sana YazıyorumGüneşin başka İklimleri aydınlatmaya,başka gönülleri ısıtmaya gittiği şu saatlerde, Kağıdı, Kalemi elime alıp, seninle dertleşmek, yalnızca sana yazmak ve yalnızca seni özlemek geçiyor içimden. Sana Yazmak.``Sana Seni yazmak``. Seni ve yüreğimde anlam bulan duyguları.Sana ait yüreğimin derinliklerinden kopup gelen artçı şokları anlatmak, ve Toprağı alnından öperken yağmur taneleri, tüm benliğimle sana yağmak istiyorum... Bu gece dudaklarımdan dökülen her kelimede sen varsın ve yine sen varsın, yarım kalan sevdamın eksik taraflarında.Bomboş ve sessiz kaldırımlarda yürürken seni haykırıyorum sensizliğin inadına. Bu sensizlik gecesinde sevdamın en ücra köşelerine seni yazıyorum... Bu gece yağmur yağıyor. Yağmur yağıyor gönlümün sensizlikle yanan her yerine. Yağsın, yağsın ki saklasın sensizlikle döktüğüm gözyaşlarımı. Ve yine saklasın sensiz geçen bomboş hayatı. İşte Haykırıyorum sensizliğe alışamamış sine-i püryanıma, içten seni yazıyorum. Bu gece gene yağmur yağıyor. Sen yoksun oysa biliyorum ve üşüyorum sensiz kaldığım saatlerde. Gözyaşlarımı efkarlarıma kattım bu gece. Sevdamı, umudumu ve seni kızgın bir sel gibi kalbime akıttım... Bu gece yağmurla birlikte gözyaşlarım yağıyor ve ismini yazıyor sensizliğin acısı ile kıvranan kaldırımlara. Süzülen her damlada sen vardın ve yine sen vardın gecenin en karanlık anında. O, doya doya bakamadığım gözlerin, gözlerimin içine bir kez daha değseydi ve tebessümünden bir gül açsaydı yanaklarında, yetmez miydi? Bir bakışın bir ömre değmez miydi? İsmini kazıdığım kaldırımlara, Sanki sen yağıyorsun yağmurla birlikte ve sevgin yağıyor yüreğime, yalnız ve bomboş odamda sen varsın hala. Hala sensizliğim duruyor yanıbaşımda... Bu gece gözyaşlarım yağıyor sensizliğimle birlikte kaldırımlara. Seni arıyorum, erimekteyim. Karanlık geceye inat Ay bu akşam Gökyüzünde. Ve gözkyüzü, Yüreğimde... November 28 BİTİREMEDİM SENİYüreğimde yangınlar içimde sancılar bitiriyorum seni deli sevdam .Sevmeyi öğretemedi bu yürek sana anlatamadı sevginin kutsallığını inceliğini günlerdir sevgine hasret olan bu kalp duymamadı sevgi sözlerini . Yalanlarla geçmiş bir yaşamın arasına belkide benim kadar seven benim kadar bir gerçek yaramadı ona . Belkide hep sahtelere alışmıştır bilemez ki sevmelerin ne kadar derin ne kadar acı ve ne kadar yürek yakabileceğini. Bilirmi ki sesini duymadan uyuyamanın ne kadar zor olduğunu ya da bilebilir mi onu görmeden yaşamanın ne kadar zor olduğunu.Gecelerdir ufak bir değişim gecelerdir bir sevda yangını arar dururum .Gözyaşlarım hançer gibi yürek dağlar belkide ama o görmez .O yaşam kavgasının içinde o kadar boğulmuş ki, yada onun arkasına o kadar sığınmış ki ... Sevda yürekte yaşanır hissetmeli anlamalı yaşabilmeli sevdaları. Belkide zor olandır uzaktan sevmek sevmeleri öğrenebilmek . Bu küçücük hayata bu küçücük yaşama bu kadar derin bu kadar anlamlı duygular yüklememeli belkide . Yine gecenin kör bir saati yine zindan düşünceler yine aynı keskin bıçak o kalbin tam ortasında açılan derin yara . Hatta belkide kalbi yerinden söküp atan demeli , ayrılığın verdiği o kötü isli pis acı .... Aklın artık fonksiyonlarını kaybettiği duyguların hüküm sürdüğü kara delik yine ... Yine keşkeler yine ahlar oysa herzaman her başlangıçta keşkeler olmayacak bu seferlerle başlayan sahte ilişki... Sevdanın sevda boyutuna ulaşamayan yine o amansız kör tuzak . Ah be deli kalbim ah be yangın yüreğim neden kaçamadın yine neden bu kadar deli tutuldun . Oysa yemin etmiştin bir daha yok diye . Oysa söz vermiştin kendine acı istemiyorum diye neden deli yüreğim neden yine bu kadar sevdin... Şimdi ağlamak yok artık sen sana yakışanı sana ait olanı almalı ve gitmelisin sevgini içine gömmeli ve bitirmelisin . Kendin bitmeden bu aşkı bitirmelisin . Bitiriyorum seni lavinia içimdeki parçalanmışlıkları yine anlatamadan yine derin bir özlem ve yangınla bitiriyorum seni Lavinia.....
SENİ İÇİMDEN TERK EDİYORUMBinmediğim hiç bir otobüs November 20 BeBeGiMmMmMGüzel gözlerin yaşlar dolmasın Ne zaman istersen çağır geleyim Rüyamda dünyamda birtek sen varsın Sevgilim herşeyim nazlı bebeğim Akar yüreğimden duygular sel sel Senin bir gülüşün dünyaya bedel Saçına taktığın çiçekten güzel Sevgilim herşeyim nazlı bebeğim Bebeğim,bebeğim,nazlı bebeğim Özlemle yaşarken nasıl güleyim Anla halimden büyük aşkımı Sevgilim herşeyim nazlı bebeğim Kimi gün en küçük şakaya kızgın Kimi gün delice çılgınca vurgun Sen yoksun şu gölüm herşeye dargın Sevgilim herşeyim nazlı bebeğim GEL GÖRGel gör bu halimin sebebi sensin Gel tut ellerimi hasretin dinsin Bak kalbim pas tuttu sensiz Sen yoksun kaldım sahipsiz Gözlerime uyku girmez yalvarırım dön sevgilim Denedim denedim olmaz bu can sensiz yaşamaz Bu yıllar sensiz geçermi sandın Bu canım sensiz yaşarmı sandın Kanıyor hep yaralarım gözümde hatıralıarın Çarem yoktu senden başka söyle sensiz ne yaparım AKLI YOKGönlüm bir sevdanın peşine düşmüş Aklı yok fikri yok deli misali Benliğimse hayat seline düşmüş Hep böyle yıllardır ömrümün hali Mutluluk güneşi kararıvermiş Baktımda ömrümün hazanı gelmiş Bir varmış bir yokmuş oldum sonumda Bir yanda sevdalar bir yanda hayat Uyuyabilirsen uykuna yat Bilmemki kimde suç kimde kabahat O yana bu yana gitmekten bıktım Ağlanmaz Mı?Bir haberin bile gelmiyor artık Gelemedim senin senin gittiğin yere Ne küstük seninle nede darıldık Ağlanmaz mı sensiz geçen günlere Toz pembeydi dünyam karardı birden Ayrılık getirdi rüzgar bir yerden Şimdi gözyaşımın farkı yok selden Ağlanmaz mı sensiz geçen günlere Fedadır uğruna çektiğim çile Gözyaşım aşkına az gelir bile Bu dünyada değil değil mahşerde bile Ağlanmaz mı sensiz geçen günlere YaŞıYoRUm Mu SaNDııNYAŞAMANIN KURALI NEFES ALMAKSA EĞER
IZDIRAP DOLU CANIM DEMEKKİ YAŞIYORMUŞ NEŞLEYİ BİLMEYEN BEN AŞKI TATMAYAN KALBİM HERŞEYDEN HABERSİZCE DEMEKKİ YAŞIYORMUŞ YAŞAMAK BUYSA TANRIM KİMBİLİR ÖLMEK NASIL BUNCA AZABA ÖMRÜM NASIL KATLANIR NASIL HEP BİRŞEYLER BEKLEDİM DOĞACAK GÜNEŞLERDEN OYSA YAŞANAN HER GÜN DÜNÜ ARATMIYORMUŞ BEDENİM MUTLULUĞU YAŞAYAN CANA HASRET BEN BÖYLE YAŞAMAYA YAŞAMAK DEMEM ELBET November 09 GeL BaNa DoĞRuGel bana dogru derdimi bilsen kalbime girsen ah gelebilsen Gun gibi dogsan arasan bulsan Sen benim olsan Ah benim olsan Gel bana dogru gonlume soldun Sevinci buldun hayra yordun Bir ruya sanki gercegi varki Cana can geldi dertleri kovdun Sevmeden sevilmeden bu hayat yasanmaz ki Kalplerdeki heyecan sebebsiz baslamaz ki Sen olmazsan yanimda avutamam kendimi Dort kitaba nakil olsam anlatamam derdimi Cekerim derdin dag gibi olsa Yanarim sevgin atesten olsa Kederin ahin hep beni bulsa Raziyim oylece gel bana dogru Gel bana dogru kalbimi kirma gonlumu yorma hasretim olma sen bana yar ol omrume nur ol cennete yol ol ellerin olma gel bana dogru hasretim hasret anlarsin elbet umidim sabret gokyuzu indi yeryuzu kalkti askima bakti agladi hayret November 04 GöNüL NiKaHıHer derdi zevk olmuş ağlayanlar var Dünyanın kavgası susmayanlar var Hasret içimizde yanar kor olur Şu bozuk düzeni kurmayanlar var Sevmeyenin zulmüne sevenin ahı Sorulmaz mahşerde aşkın günahı Bizim için değil ayrı yaşamak Bağlamış ikimizi gönül nikahı Ne gönül uslanır ne bu dert biter Yeter artık felek çektiğim yeter Bir ömür harcadım yari bulmaya Ayrılık hasreti ölümden beter Aşka söylenecek hangi söz kaldı Bu kaçıncı feryat sabrım kalmadı Doğuştan anlıma yazılan dertsin Sevmesem katlanmak azap olurdu Sevmeyenin zulmüne sevenin ahı Sorulmaz mahşerde aşkın günahı Bizim için değil ayrı yaşamak Bağlamış ikimizi gönül nikahı May 12 SonunDa BitTi İsTeDiğiN GiBi OlDu
Sonunda bitti galiba Kalbime gömerim o zaman Sanane ki ağlıyorsam Yalanmış demek herşeyin Kalbime gömerim o zaman Sanane ki ağlıyorsam May 04 '''MeRHaBa LaViNia
Merhaba Lavinia.. Bu sen misin, Yoksa sen mi sandım? Şöyle ışığa gel de göreyim, Beni dümdüz eden, O yalandan da yalan gözlerini.. Amortiden mi çıktın güzelim? Bak yine şapşal ettin beni. Oysa ne güzel unutmuştuk Ve ne güzel sona ermişti, O gerzek pembe dizi! Hani, son bölümde sen yamuk yapıp gitmiştin. Hani, Beni acayip refüze etmiştin. Ve işte o an gözümde, Eskicinin bile almadığı Bir eski eşya gibi, bitmiştin! Merhaba Lavinia.. Pişmanlıklar denizinin biletsiz yolcusu. Merhaba, artist olma hayallerinin İkinci sınıf karakter oyuncusu!. Vay anasını sayın seyirciler, Vay anasını be.. Vay anasını! Bak, şimdi ağlarım ha, Tez kapatsın biri, Gözlerimin bozuk vanasını! Oysa, o zehir kusan sokaklarda Beraber ıslanmıştık biz, nice yağmurda. Ve hep kendine ayırdığın O bencil yüreğin, Bir de o gariban köpeğe sızlamıştı. Ve ben, ilk defa seni böyle bilmiştim, Ve damarlarım ilk defa böyle cızlamıştı! Merhaba Lavinia.. Merhaba! Yoksulluğun en havalı kızı. Merhaba, yanlış ağlara takılmış Muhteşem deniz yıldızı! Ben sana bakınca, dolardım bulut gibi Dolardım da bir türlü yağamazdım. Sen bana bakınca, Bir ağlamak düğümlenir boğazımda, Gurur yapar, ağlamazdım.. Ne düşkündüm sana be! Hani hayvanlar yavrusunu yalarmış, Aynen öyle.. Ne tutkuydu bizimkisi be! Hani Ferhat dağları nasıl delermiş, Aynen öyle.. Ve o nasıl gidişti be! Hani bir tren gelir de üzerinden geçermiş, Aynen öyle.. Of Lavinia of!.. Sen benim neler çektiğimi bilsen, Bunu bilmekten ölürdün.. Şu kadarını söyleyeyim: Hani taş olsan, Yani taş olsan; Ortadan ikiye bölünürdün.. Yoo.. Hayır, ağlamıyorum, Galiba cıgaranın dumanı kaçtı gözlerime. Gidiyorum arık buralardan bu sokaklar Acını kaldıramayacak kadar dar geliyor.. İçimdeki beni canlandırdın.. Hani sanki Milllet işi-gücü bırakmış, Aklını bize takıyordu. Merhaba Lavinia.. Merhaba! Bütün kazancımı şaraba yatırdım. Çünkü seni unutmanın tek yoluydu; Ben seni bir tek gün, Bir tek gün bile unutmadım! Merhaba Lavinia, Merhaba üzgün melek. Merhaba kadersizim, talihsizim. Merhaba titreyen elim, sancıyan belim, Ağrıyan dizim, vazgeçilmezim! Ve dünya kirlendi, Filmler bozuldu O masum sevdalar yaşanmıyor artık. Sen varsın, ben varım. Bir de, acımasız bir dünya var dışarıda.. Esas film şimdi başlıyor, Ve bütün koltuklar bomboş bu sinemada! Merhaba Lavinia, merhaba!.. Birde Beni Btirdin ya Helal Sana Lavinia Düşünüyorumda yanlış olan neydi Yada başkalarındaki doğru Yazık Lavinia Yazık Sana Yıllar Harçıyor Seni Sen farkında Olmasanda...
April 28 IhLaMuRLaR ÇiÇeK AçSaDaDöNeMeM ArTıK SaNa
Dilimde sabah keyfiyle yeni bir ümit türküsü
Kar yağmış dağlara , bozulmamış örtüsü Rahvan atlar gibi ırgalanan gökyüzü Gözlerimi kamaştırsa da gelemem sana Şimdilik bağlayıcı bir takvim sorma bana Ihlamurlar çiçek ama... Ay, şafağa yakın bir mum gibi erimeden Dağlar çivilendikleri yerlerde çürümeden Bebekler hayta hayta yürümeden Gelemem diyorum ,gelemem artık sana Ne olur birsey sorma bana Ihlamurlar çiçek ama... Beklesen de olur , beklemesen de Ben bir gökkuruşum sırmalı kesende Gecesi çok süren karlar buzlar ülkesinde Hangi ses yürekten çağırırsa seni bana Gelemem diyorum ne olur sorma bana Ihlamurlar çiçek ama... Bu şiir böyle doğarken dost elin elimdeydi Sen bir zümrüd-ü ankaydın, elim tüylerine deydi Sevda duvarımı aştım, sendeki bu tılsım neydi? Başka gezegende de olsan dönüşüm yok artık sana Gelemem diyorum ne olur sorma bana Ihlamurlar çiçek ama... Eski dikişler sökülür de kanama başlarsa yeniden Yaralarıma en acı tütünleri saracağım ben Çağırsanda çiçeklendiğin yerden Gemileri yaksalarda gelemem sana On iki ayın 1 gününde dahi olsa gelemem sana ıhlamurlar çiçek ama... Bak işte notalar karıştı ,ezgiler muhalif Hava kurşun gibi ağır, yağmur arsız Ey benim yeni alfabemdeki Sen .... Ne güzellik ,ne tad var baharsız Güzellikleri yaşamak için de olsa gelemem sana Gelemem diyorum artık sorma bana Ihlamurlar çiçek açtı ama... Ihlamur çiçek açtığı zaman Ben güneş gibi gireceğim her dar kapıdan Kimseye uğramam ben sana uğramadan Kavlime sadığım ,artık sana değil Takvim sorup hudut çizdirme bana Ben dönmem sana çiçek açsanda Bittik artık Ihlamurlar çiçek açsada April 22 'Bir VeDa HaVaSı
Dinle sevdiğim bu ayrılık saatidir
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk Ergeç içeceğimiz bir ilaç gibi Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk Bu saatte gözyaşları, yeminler Boş bir tesellidir inandığımız Perde kapanıyor, filim bitiyor işte O hiç bitmeyecek sandığımız Görüyorsun konuşacak bir şeyimiz kalmadı Sadece bakışlarımızda hüzün İşte ayrılık bu; hiç beklemediğimiz O ikiz kardeşi ölümün bir daha görüşemeyeceğiz Bu son seslenişim lavinia diye Yeni bir hayata başlıyacaksın artık
Onunla, o yeni sevgilinle. Anlıyorum artık o öpecek ellerini Kulağına aşkı o fısıldayacak İçinde bir pişmanlıktan başka Benden eser kalmayacak. Şu saniyeden itibaren yollarımız ayrılmalı Sakın ağlama ve bir şey söyleme bana İnsan ayrılırken bile büyük olmalı Ben hep büyük oldum sen ufaltın beni
Şimdi git o çok sevdiğin yalan aşklara ''NeYDi O HiçBİrŞeYyYyY
Neydi çekip kendine, beni bağlayan
Kanatan dudağımı, tenimi dağlayan Elleri ta içimde o dev miydi Etime bir alev değmişçesine Nasıl da yakardı Şeviştiği zaman Bir su gibi akıp gitti avuçlarımdan Yorgunum Hemde Çok şimdi bin yıl sevmişçesine Hani o yalnız benim olmayan Sen, kırmızı Gözlerimin önünde açılan sonsuz bahçe Hani, o var olmalarımız öpüştükçe O delice sürdürmeler yaşantımızı Hiç doymamak oysa, tene, kokuya, aşka Sarıldıkça güçlenmek, bütünlenmek Kudurmuş arzularla zamanı yenmek Ve en kuytularda buluşmak korka korka Kimi gün utanmak otlardan, çimenlerden Kimi gece mıhlamak gölgemizi duvara Varmak için o sevgiyle açılmış kollara Apansız düşmek yükseklerde bir yerden Oydu işte alıştığım, özlediğim şimdi de Sevgice bir tutku, aşkımsı bir yakınlık Avunmak... Kırık dökük anılarla artık Kimbilir? o geceler yaşanmadı belki de March 24 Bu SeVDaYa YaKışMaDısessizce ...hala saklı bir yerde o görmediklerin hiç bilmediklerin, içimdeki acılar... hala kaldı bir yerde o hissetmediklerin, hiç sezmediklerin, içimdeki aşk...
geçmişi hatırlatır... hatırlatır bu yağmurlar... bu yağmurlarda kaybetmiştim seni. ve karanlığı hatırlatır... hatırlatır bu rüzgarlar... bu rüzgarlar alıp gitmişti benden seni. ve şimdi sokaklar... sokaklar yalnızlığa çıkar... yıldızlar gökyüzüne... gece olunca bir şeyler çöker yeryüzüne soğuk ıssız sessizce neden hep pencerede bekleyince daha çabuk gelir sanır o bekleyenler... neden o kaldırımlarda yüzlerini göremediğim insanlardan biri sanırım seni sen bilmezsin... bilmezsin nasıl olur insan nasıl olur aysız gece yalnızken... üşüdüğünü sanırsın aniden, ağladığını duyarsın birinin içinde hıçkırarak sessizce... ellerin... ellerin... ellerin cennetimdi benim... gözbebeklerinde kendimi görmek istedim... istedim bir sabah... güneş doğarken güneşe gülümsemek, güneş batarken başımı omzuna dayayıp, kapamak gözlerimi dünyaya... kapkaranlık bir gecede saçların ellerimde, ay ışığının ışığı yansırken kirpiklerinden yüzüme... sabaha kadar yanında uyumak isterdim bir gece... sessizce... March 10 iŞTE bENiM şİİRimMmMmMmMm HANGİ AYRILIK
Hangi sevgili var ki, senin kadar duyarsız ve kalpsiz?
Ve hangi sevgili var ki, benim kadar çaresiz? Hangi ayrılık var ki, böyle kanasın ve böyle acısın?
Ve hangi taş yürek var ki, benim kadar ağlasın? Hangi gün karar verdin, küt diye çekip gitmeye? Hangi lafım dokundu sana, böyle inceden inceye? Hangi otobüs söyle, hangi uçak, hangi tren? Seni benden götüren, beni bir kuş gibi öttüren. Hangi kırılası eller dolanır, kırılası beline? Hangi rüzgar şarkı söyler, o ay tanrıçası teninde? Hangi çirkin gerçek uğruna, tükettin güzel ütopyamızı? Hangi boşboğazlara deşifre ettin, en mahrem sırlarımızı? Hangi cama kafa atsam? Hangi kapıyı omuzlayıp kırsam? Hangi meyhanede dellenip, hangi masaları dağıtsam? Bende bu sersem başımı, karakolun duvarına vursam.
Kendimi caddeye atıp, arabaların altına savursam. Hangi tercih beni en hızlı şekilde öldürür? Hangi şekil öldürmez de, ömür boyu süründürür? Kayıp ilanı mı versem, şehir şehir dolanmak yerine? Ödül mü koysam, ölü veya diri seni bulup getirene? Hangi ayrılık var ki, böyle diş ağrısı gibi durmadan zonklasın? Hangi cam kesiği var ki, böyle musluk gibi içime damlasın? Hiç sanmam! ... Hasta kalbim bunu bir süre daha kaldıramaz! . Feriştah olsa, böyle eli kolu bağlı bekleyip duramaz. Hangi mübarek dua, Hangi evliya tesir eder, seni döndürmeye? Hangi aptal mazeret ikna eder, ateşimi söndürmeye? Olur mu be! . olur mu? Bu da benim gibi adama yapılır mı? Aşk dediğin mendil mi? Buruşturup bir kenara atılır mı? VEFA bu kadar basit mi? Alınır mı? Satılır mı? Hangi hırsız çaldı, seni yırtık cebimden?
Hangi pense kopardı bizi birbirimizden? Hangi uğursuz hamal taşıdı valizini? Hangi çöpçü süpürdü yerden bütün izini? Hangi süslü manzara seni kolayca kandırdı? Hangi şarlatan imaj böyle çabuk ilgini çekti? Hangi pembe vaadler o saf kalbini cezbetti? Dağ gibi adamı eze eze! .....
Hangi anası tipli parlak çömeze, Hangi alemlerde kahkahanı ettin meze? Hangi yamyamlara yedirdin o masum rüyamızı? Hangi mahluklar çiğnedi el değmemiş sevdamızı? Hangi bıçak keser şimdi benim biriken hıncımı? Hangi mermi dağıtır insanlara olan inancımı? Hangi bekçi, hangi polis artık zapteder beni? Ve! .. Hangi su bağışlatır? Hangi musalla temizler seni? Bu Nasıl Ayrılık? ... March 04 Yüreğime Çokdan Cemre Düşürdüm...Dilime Bu Türkü Gönlüme Bu Sevda Düştü Düşheli Yollardayım, Yüreğime Çoktan Cemre Düşürdüm Seni Sevmek İçin Baharı Beklemiyeceğim, Bir Dağ Başı Yanlızlığı Yaşıyorum Yeniden. Dağ Başı Yanlızlıgı Ölümden Beter. Hiç Kimse Aramasa Sormasa Beni, Sen Gelsen Yeter, Huzur Ellerin Güzelligidir. Gözlerin Karşımda Bir Mutluluk Denizi, Her Sabah Soframızda Ekmeğimizi Sen Bölsen Yeter Yüreğim Seninle Yaylalar Kadar Serin Ne Bir Çizgi Hasret Ne Bir Nokta Gam Yayla Dumanı Gibi Gözlerime Sen Dolsan Yeter Bende Çaresizlik Sonsuz Kördügüm Bende Sabır Sende Naz Gündüzden Vazgeçtim Düşümde Biraz Bir Yüzgörümlügü Sen Olsan Yeter Duymasa Hiç Kimse Şair Gönlümün Sende Karar Kıldıgını, Ve İçimin Şerha Şerha Yarıldıgını Sen Bilsen Yeter Birgün Duysan Bittigimi Tükendigimi Çıkıp Gelsen Uzaklardan Korkulu Ürkek Bir İncecik Dal Gibi Üstüme Titreyerek Eğilsen Yeter... .SaNa YaZıYoRuM YiNe.....
Sana seni yazmak istiyorum yine
Hiç bir şekilde süslemeden üzerini
İçimden geldiği gibi , katıksız
Sana LaViNia diyorum da yine kimseler duymuyor
Ve yine kimseler bilmiyor sana seni yazdığımı
Ve yine kimse bilmiyor sessizce sana çoğaldığımı
Seslenişimi duymuyor kimse
Yüreğimin tenha odalarında özenle katlıyorum senli umutlarımı
Yüreğim coşkun akan bir nehrin taş tutmaz yatağı sanki
Ey yar! Sen bilmesen de ben geliyorum...
Suskunluğun ötesinde bekleyişimin kelimelerle inatlaşmasıdır sana seslenişim
Biliyorum ey yar!
Beni bilmiyorsun...
Seni biliyorum..
Yağmur gibisin şimdi, sessizce içine yağıyorsun
Damlaların önce seni ıslatıyor,bil ki ardından beni
Yüreğine düşmeden ahın
Önce gelip beni buluyor
Bana düşüyor önce
Sonra benden yol alıp seni buluyor sessiz, sedasız.
Sen duymuyorsun ...
Ve ben belki de en çok bunu seviyorum...
Sen Bilme Ey YaR SeN BiLMe... January 08 kendine iyi bak .....KeNDiNe İyİ BaK YaLan AşkLaRıN GeRçeK OyUnCuSuKendine iyi bak' bir 'veda' değil 'elveda' cümlesidir çoğu zaman. O üç kelimeden çok daha fazlasını gizler içinde... 'Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra ben yanında olmayacağım, olamayacağım. İstesem de istemesem de... Sevdim seni bir zamanlar, hala seviyorum ve benden sonra da mutlu olmanı istiyorum. Olurda bir gün dönersem seni iyi bulmak istiyorum.' ... 'Kendine iyi bak. Çünkü bundan sonra kendinden başkası olmayacak yanında sana bakacak. Ben olmayacağım. Kendine iyi bak ve beni düşünme. Çünkü ben de seni düşünmeyeceğim artık. Arama sakın beni, yazma, çünkü ben yazmayacağım. Sil beni yüreğinden, çünkü ben sileceğim. Fakat, yaşanılan, paylaşılan güzel şeyler hatırına sana yürekten mutluluklar diliyorum. Ve ben bir daha dönmemek üzere gidiyorum.' ... 'Kendine iyi bak. Aramızda geçen her şeye rağmen benden sonra iyi olduğunu bilmeyi tercih ederim. Aslında bilmem çok önemli değil, iyi olduğunu varsayacağım ben. Seni bir daha asla görmemek üzere gidiyorum ben, seni kendinle baş başa, yapayalnız bırakıyorum ben. Biliyorum kendini bırakacaksın benden sonra, o yüzden iyi bak diyorum. Aslına bakarsan, çok da fazla umursamıyorum.' ... Kendine iyi bak, derler ve giderler. Tutkuyla sevenler, bazen birden fazla söylerler bunu. Çünkü onları ayırmak, eti tırnaktan ayırmak gibidir. Kolay kolay kopamaz onlar, süreç çok acı vericidir, yürek parçalayıcıdır. Her seferinde azalan umutlarla geri döner ve yine 'Kendine İyi Bak' gözleriyle ayrılırlar. Ta ki umut da, sevgi de tükeninceye kadar... Ta ki son elveda mezar sessizliğine bürününceye kadar. Tutkunun ötesinde sevenler, bir kez 'Kendine İyi Bak' derler ve giderler. Onlar eti tırnaktan ayırmak yerine ölümü yeğlerler. Onlar bu acıyı bir kereden fazla kaldıramayacaklarını bilirler. Kendine iyi bak, derler ve giderler. Bu sözlerin içinde ihanet yok, hiçbir zaman olamaz derler ve giderler. En büyük ihanet değil midir aslında seni seveni, ihtiyacı olanı yüzüstü bırakıp gitmek. Kendine iyi bak, derler ve giderler. Seni suskunluğa mahkum edip giderler. Seni parçalara ayırıp, en büyük parçayı yanlarına alıp giderler. Seni senden alıp giderler. Daha kötüsü suçlayamazsın onları tüm bunlar için. Kendine iyi bak deyip gidenin geçerli bir nedeni vardır elbet... Suçlatmazlar kendini. Savaşmadıkları için kızarsın ama suçlayamazsın. Savaşmışlarsa, yenildikleri için kızarsın ama suçlayamazsın. Yenildiğin için kızarsın ama suçlayamazsın.. Ayrılığın kaçınılmazlığına inandırır seni, kendine iyi bak, derler ve giderler. Elinden umutlarını, düşlerini, sevgilerini alıp giderler. Bir tek anıları bırakırlar geride, bir de hatırladıkça gözyaşlarına boğulasın diye unutulmayan nağmeler. Arkalarına bakmadan çekip giderler eğer yalnız kalmışsan, çünkü insafsızlıklarını görmek istemezler. Her şey o saniye orada bitsin, kapansın bu sayfa isterler. 'Bitti' diyemedikleri için, kendine iyi bak derler. 'Kırıldım ve affedemiyorum' diyemedikleri için kendine iyi bak derler. 'Seni istemiyorum artık, hayatımdan çıkaracağım ama bil ki hiç unutmayacağım' diyemedikleri için kendine iyi bak derler. 'Biliyorum çok kanayacaksın ama daha iyisini yapamıyorum' diyemedikleri için kendine iyi bak derler. Vicdanlarını rahatlatmak için kendine iyi bak derler, çünkü o kan uzun süre akacaktır ve o yara asla kapanmayacaktır, bilirler. Kendine iyi bak bir noktadır çoğu zaman. Kendine iyi bak deme bana, sadece kötülükler noktalansın isterim ben. Oysa sen iyisin... Sen gözümdeki ışık, dudağımdaki tebessüm, sen içimdeki sevinçsisin. Sen hayatıma renk katan, sen yüreğimdeki çarpıntı, sen hayatımdaki neşesin. Sen yolumu aydınlatan, sen dert ortağım, sen gönül yoldaşım, sen bir tanesin. Kendine iyi bak deme bana. Nokta koyma. Keşke böyle yaşanmasaydı bazı şeyler, keşke affedebilsem seni, keşke sen de affedebilsen beni.. Keşke döndürebilsek zamanı geriye. Keşke bugünkü aklımızla yaşasak her şeyi baştan. Nafile... Ama yine de, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? Sen eksikken, ben nasıl tam olurum? Senden kalan boşluğu kimlerle doldururum? Savaşsak aramıza giren şeytanla olmaz mı? Hani büyük aşklar her türlü engeli aşardı, hani gerçek dostluklar her sınavı geçerdi, hani sevgi eninde sonunda kazanırdı? Hani hayatta hiç kirlenmeyecek değerler vardı? Hani en büyük zaferler, en kanlı savaşların ardından kazanılırdı? Bunların hepsi yalan mı? ... Sahiden, gitmesen olmaz mı? Bitmesek olmaz mı? boşver her şey olması gerektiği gibi olsun. Öyleyse...Sen de 'Kendine İyi Bak Laviniaa' January 31 Ben EYLÜL Sen .....Ben EYLÜL Sen YaLaNnN Bir eylüldü başlayan içimde Neydi o bir zamanlar January 15 YaKaRıM GeCeLeRiBu aşkın nüshası rüzgarlarda
Aslı bende kalacak Bizi hasret saracak Bulutlar çıldıracak Ayrılık başımı döndürüyor Kavuşmayı özlettin İntiharlar kuşandım Bu aşkı sen kirlettin Geçtim borandan kardan Yitirdim bahçeleri Ellerimi tutmazsan gülüm Yatamam geceleri Bu aşkın nüshası rüzgarlarda Kahrı bende duracak Sende ihanet gülüm Bende matem kalacak Bu aşkın efkarı şarkılarda Yüzün bende solacak Bizi zaman yenecek Ve anılar kalacak Geçtim borandan kardan Yitirdim bahçeleri Ellerini tutmazsam gülüm Yatamam geceleri Bu aşkın nüshası rüzgarlarda Aslı bende kalacak Bizi hasret saracak Bulutlar çıldıracak Ayrılık başımı döndürüyor Kavuşmayı özlettin İntiharlar kuşandım Bu aşkı sen kirlettin Geçtim borandan kardan Yitirdim bahçeleri Ellerimi tutmazsan gülüm Yatamam geceleri January 13 HABERİMİZ YOKHAYALLE YAŞARKEN GERÇEK DÜNYADA |
|
||||
|
|